İyi Huylu Prostat Büyümesi

İyi huylu prostat büyümesi görülme sıklığı yaşla birlikte sıklığı artan, özellikle 50 yaş üzeri erkeklerde sık işeme ihtiyacı, işedikten sonra idrar kesesinin tam boşalmadığı hissi, işeme bittikten sonra dahi, idrarın damla damla gelmesi, gece uyukudan idrar hissiye birden çok uyanma, kesik kesik işeme, işerken çatallanma gibi şikayetlerle kendini gösteren yaygın bir hastalıktır. Şikayetlerin şiddetine göre tedavi  çevresel faktörlerin düzenlenmesi, ilaç tedavisi veya cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. 

    Tedavi öncesine hastalığın tanısının konulması gerekmektedir. Ne yazık ki idrar yolları hastalıklarının büyük bölümü birbirleriyle benzer belirti ve şikayetlere yol açmaktadır. Yukarıda sayılan şikayet ve belirtiler iyi huylu prostat büyümesi tanısı koymak için yeterli olmamaktadır. Genel olarak alt idrar yolları şikayetleri olarak tanımlanmakta ve ayırıcı tanı yapılması gerekmektedir. Bunun için idrar yolu enfeksiyonundan ayırdetmek için tam idrar tahlili, idrar yolu taş hastalığından ayırdetmek için DÜSG veya YDKG denilen röntgen filmi, doğumsal veya edinsel bir idrar yolları yapısal bozukluğunu göstermek için basit ofis ultrason taraması, prostat kanseri varlığını ekarte etmek için kandan PSA testi yapılması ve mümkünse idrar akım hızını ölçmek için üroflow testi  AUA(amerikan üroloji birliği) ve EAU(avrupa üroloji birliği ) tarafından önerilmektedir. Bazı durumlarda  sistoskopi, ürodinami çalışmaları ve/veya IVP, bilgisayarlı tomografi , MR görüntüleme, nükleer tıp çalışmaları istenebilir. Doktorunuz lüzum halinde diğer tetkiklerin istenmesine karar  verecek ayrıca durumunuzu sizle tartışacaktır. 

Genel  olarak yapılacak tetkikleri özetleyecek olursak;

.Tam İdrar Tahlili

.PSA

.DÜSG/YDKG (Röntgen)

.İdrar yolları Ultrasonu

.Üroflow


  İstenebilecek özel tetkikler;

.Flexible sistoskopi

.Ürdinami değerlendirmesi

.IVP

.MRI, Bilgisayarlı Tomografi vb.


Medikal Tedavi Yöntemler

Çevresel Faktörlerin Düzenlenmesi

   Diyetteki kafein ve tein içeren çay, kahve, kola gibi idrar söktürücü özellikte  içeceklerin ve yine idrar söktüren ve idrar kesesine irritan etkisi olan bazı asidik, mandalina, greyfurt ve portokal suyu gibi meyve sularının alınımının kısıtlanması önerilir. Bunun yanında toplam günlük aşırı sıvı alımı önlenebilir. Diabetik hastalarda şeker kontrolü sağlanır. Hipertansif hastalarda su-tuz dengesi sağlanmaya çalışılır. Gece sık işemesi olanlarda akşam yemeğinden sonra sıvı kısıtlaması yapılır. Düzenli olarak idrar yapılması istenir. Bunun yanında diğer hastalıklar için alınan bazı ilaçlar prostat büyümesine benzer şikayetlere yol açabilir.   Genellikle bir aylık düzenlemeden sonra fayda görülmezse ilaç tedavisine geçilir.

Medikal Tedavi

İlaç tedavisi genel olarak iki yolla yapılır. Birinci grup yaygın olarak kullanılan ilaçlar prostat etrafındaki kasları gevşeterek daha rahat işemeyi sağlar. Sıklıkla cerrahi öncesi tedavi olarak planlanır. Diğer grupta iste prostat dokusu büzüştürülerek küçülmesi sağlanır. Bu yol testesteron hormonunun bloke edilmesi üzerinden yürüdüğü için cinsel yaşam etkilenebilir. Dolayısıyla daha yaşlı ve büyük prostatı olan hastalarda tercih edilir. Ayrıca bu grup ilaçlar kanamalı prostatlarda cerrahi öncesi tedavi için tercih edilmektedir. Bunların yanında sık işeme hissi ve idrar kaçırmayı engellemek için bazı yardımcı ilaçlar son yıllarda tedavi protokollerine eklenmiştir. 

 Bitkisel ilaçlar dünyada yaygın olarak alternatif tıp kapsamında hekimler tarafından da kullanılmaktadır.     Bir takım bitki ekstreleri olan bu ilaçlar için çok merkezli çalışmalarda etkinlik ve güvenilirlik gösterilmemiştir. Sonuç olarak ben uluslararası klavuzlarda öneri değeri bulunmayan bu tedavileri günlük pratiğimde kullanmıyorum. 

Cerrahi Tedavi Yöntemleri

    Kabaca kapalı ve açık cerrahi başlıkları altında özetlenebilir. Cerrahi seçiminde hekimin deneyimi ve prostatın büyüklüğü belirleyicidir. 

Açık Cerrahi Teknik 

   Genellikle 60 gr üzerindeki prostat hacmi olan hastalarda uygulanır. İdrar kesesi açılarak veya açılmadan yapılabilir. Kapalı yöntemlere göre ameliyat sonrası dönem daha zor geçer. Kanama(kan nakli gerektiren) ve ağrı kapalı yöntemlere göre daha çok olur.  Hastane de  kalış ve sonda süresi kapalı yöntemelere göre daha uzundur. Yine uluslararası klavuzlar mesane taşı ile birlikte olan prostat büyümelerinde açık ameliyatları önermektedir. Ancak holmium lazer kulanımı ile birlikte kapalı (endoskopik ) yöntemin kombine edilmesiyle benzer sonuçlar uygun vakalarda alınabilmektedir. Açık cerrahi teknik günümüzde ne hastalar tarafından tercih edilmekte ne de hekimler tarafından eskisi kadar sık uygulanmaktadır. Ancak yine özel durumlarda açık cerrahi seçeneği göz önünde bulundurulmalıdır. 

Kapalı (endoskopik) Teknik

  Günümüzde halen altın standart TUR(Trans ürethral rezeksiyon) ameliyatıdır. TUR yöntemi, üretra yani dışarıya açılan idrar yolundan özel bir kamera ve enstruman yardımıyla girerek prostata ulaşılması ve takiben özel bir kesici yardımıyla prostatın küçük parçalar halinde kesilerek dışarıya alınması yöntemini tarifler.  Ancak zayıf yönleri vardır. Görüntü için kullanılan glisin içerikli hipotonik solüsyonlar, kan ile uyumlu değildir ve ameliyatın belli sürede tamamlanmasını gerektirir. Aksi takdirde TUR sendromu denilen su zehirlemesi ortaya çıkabilir. İstenmeyen ciddi bir komplikasyondur. Ayrıca süre kısıtlaması olduğu için kanama kontrolü daha zor olmaktadır. Kullanılan enerji monopolar olduğu için elektrik akımı aletten vücuda girer ve vücuttan bir plak yardımıyla çıkar. Dolayısıyla  elektrik akımı etkisi daha derin dokuya temas eder. Kanama kontrolü için fazla koterizasyon dediğimiz yakma işlemi yapılması cinselliği etkileyebilir. Zira istenmeyen aşırı elektrik akımı penise giden sinirere ulaşabilmektedir. Bunun yanında yine istenmeyen bu elektrik akımı prostatın apex denen idrar kesesinden en uzak kısmının rezeksiyonu sırasında idrar tutmamıza yardımcı olan kasın hasr görmesine sebep olabilir. Bu da istenmeyen idrar kaçırmaya sebep olabilir.  Ancak herşeye rağmen halen günümüz de doğru ellerde uygulandığında en başarılı ve ucuz yöntemdir. İdeal olmadığı içinse halen ideal olanı bulma üzerine çalışmalar sürdürülmektedir. Aşağıda günümüzde TUR’un  dezavantajlarından yola çıkarak  geliştirilmiş ve popüler olup etkinlik ve güvenliği kanıtlanmış olan Plazmakinetik cihazı ile  TUR ve GreenLight lazer ile buharlaştırma yöntemini anlatmaya çalıştım.    

   

Plazmakinetik ( Gyrus Acmi )

      Teknik olarak aslında Klasik TUR’ dan farklı değildir. En önemli farkı kullanılan solüsyon kan ile uyumludur. Su zehirlenmesi nerdeyse hiç oluşmaz. Süre kısıtlaması yoktur. Görüntü kalitesi klasik turdan daha iyidir. Ayrıca enerji bipolardır. Dolayısıyla elektrik akımı cihazdan çıkar ve geri cihaza girer. Bu da enerjinin derin ve istenmeyen dokulara gitmesini engeller. Bu yüzden ameliyat sonrası kanama, iktidarsızlık ve idrar kaçırma gibi enerji ile ilişkili komplikasyonlar nerdeyse hiç görülmez. Ameliyat kansız planda gerçekleştirilir. Altın standart olarak kabul edilen klasik TUR’un aslında modernize edilmiş halidir.  PlazmaKinetik Enerji, doku ile temas ettiğinde “Plazma Corona” olarak adlandırılan bir plazma topu oluşturur.  Doku rezeksiyonu(kesilmesi) ve vaporizasyonu (buharlaştırılması) plazma topu ile yapılır. Serum fizyolojik, probun uç kısmında kaynama derecesine yaklaştığında iyonlar;gidiş-dönüş elektrodları arasında elektriksel bir yol oluşturur. Dokunun, Plasma Corona topuna girmesiyle uçlar arasında düşük rezistans oluşur. Akım, doku ve serum fizyolojik üzerinden geçer. Plasma topuna giren doku vaporize olurken, topun değdiği noktadaki dokular koagüle(kanama kontrolü tamamlanmış) edilmiş olur.  ACMI sistorezeksiyonda lider firmadır. “Görerek tedavi etme” prensibini kendisine referans almış olan firma, bu teknolojiye ilişkin doğru çözümler sunmaktadır. 

Greenlight Lazer ile BPH tedavisi

Greenlight lazer ile iyi huylu prostat büyümesinin tedavisi fotoselektif vaporizasyon(PVP) olarak anılır. İşlem yine klasik yöntemdeki gibi dışarıya açılan idrar yolundan ışıklı bir kamera yardımıyla girilerek  kapalı yöntemle gerçekleştirilir. İşlem sırasında kanla uyumlu solüsyonlar kullanılır ve süre kısıtlaması olmadan su zehirlenmesi riski minimalize edilir. Prostat üzerine düşen lazerin yardımcı ışığına bir süpürge hareketi yaptırıarak doku da ısınmaya dayalı bir buharlaştırma gerçekleştirilir. Kandan ki hemoglobine affinitesi olduğu söylenen greenlight lazer kullanımı esnasında nerdeyse hiç kanama görülmez. Bu yönleriyle bakıldığında cihaz kusursuz gibi görünse de, işlem sonunda patolojik değerlendirme için doku örneği alınaması, bu tedavinin diğerlerine göre çok pahalı olması ve işlem sonunda bıraktığı yanık tabakaya bağlı, işlem sonrası şikayetlerde artış gibi faktörler bu yöntemin dezavantajlarını oluşturmaktadır. Gönümüzde kabul gören görüş, Greenlight lazerin seçilmiş hastalarda kullanılmasının daha doğru olacağıdır. Bu hasta grubu sıklıkla genç ve tekrar ameliyatı göze alanlar, prostatı küçük olanlar, çok yaşlı veya sistemik hastalıklara bağlı ameliyat riski yüksek olanlar oluşturmaktadır. Herşeye rağmen greenlight lazer iyi huylu prostat büyümesi tedavisinde umut veren bir tedavi şeklidir.  

© necmi bayraktar 2019